Nareepol Ağacı Gerçek mi ?

Nareepol Ağacı Gerçek mi ?

Gerçek olduğuna dair ortaya atılmış iddialar varken kendimi bu ilginç ağacı araştırmaktan alıkoyamadım. Bazı kaynaklar bu ağaçla ilgili ilk bilginin ve fotoğrafların 1 Nisan 2008 tarihinde yayınlandığını belirtiyor. Yani bu ağaç şaka amaçlı montajlanmış bile olabilir.

Arama motorlarındaki kayıtlar bu ağaçla ilgili ilk resimlerin ve ilk bilgilerin 2008 yılından itibaren internet ortamına taşındığını gösteriyor .Fakat bu bilgilerin tek bir kaynaktan çıktığı ve resimlerin de aynı kaynaktan alınarak internette yayılmaya başladığı görülmektedir. Çıkış noktasındaki sitede yer alan bilgilerin de kopyalanarak yaygınlaştığı görülmüştür. Buna dayanarak bu ağacın gerçek olması durumunda farklı kaynaklardan da bilgi akışı sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Yani bu ağaç gerçek olsaydı çok daha fazla görsel ve bilgiyle desteklenen kanıtlar ortaya koyulmuş olurdu. Bir çok botanikçi bu ağaç hakkında araştırma yapar ve bu araştırmalarının sonucunu bizimle paylaşırdı.

Bu denli ilginç bir ağaca kimsenin kayıtsız kalacağını düşünmüyorum. Görülen o ki 2008 yılından bu yana bu ağaç hakkında herhangi yeni bir bilgi kayıt altına alınmamıştır. Bir ağaca yapılan bu montaj aslında bir Budist efsanesinden esinlenerek yapılmıştır

nareepol-fruit-maidens-nan-yoga-225x300Bir Budist efsanesine göre Tanrı indra’nın, karisi ve çocukları ile birlikte yaşadıgı yerin yakınında bulunan bir ormanda şehvet düşkünü saldırgan hermitler ve yogiler bulunmaktadır. 

Tanrı indra, karısının ormanda meyve toplarken  bunların saldirisina uğramasını engellemek için,  güzel karısının vucüduna benzeyen meyveler veren ağaçlar yaratır .. Böylece Hermitler ve yogiler bu agaclardaki meyvelerle oyalanırken karisi güvenle ormanda gezer.  

Efsaneye göre bu meyveleri yiyen yada dokunan kötü orman canlıları 4 ay uyur ve guclerini kaybederlermiş. Bugün de bu efsanedeki kadın figürlu meyveler Thai kültüründe  kolye, heykel ve çizgi roman karakterlerine esin kaynağı olmuştur.



 

Paylaş

5 thoughts on “Nareepol Ağacı Gerçek mi ?

  1. İlhanlı

    Hay ellerine sağlık! Millet bu ağaç ayağına psikopatlığa bağlamış kendini! “Ahan-da sonunda tapacak ‘bişi’ bulduk!” diyerek net ortamında dolaşan, ne olduğu belli olmayan (ve dediğiniz gibi bilginin tek kaynaktan çıktığı neredeyse aşikar olmasına rağmen!) sözlerin peşinden koşuyorlar. Yaw arkadaş! Laf lafa gelse “21. YY’ dayız diye hava atanlara bak hele! 21 bininci yy. da olsa da insan denen ( Aristo tarifli canlı!) aynıdır; değişmez. Sevgili yazar, üstelik ağaçlarla ilgili (sözde) bilgi veren bir site dahi bunu “bilimsel-miş” gibi sunmasın MI!

    Vallahi ne yalan söyleyeyim, ben de İLK gördüğümde içim ısınmıştı! Neredeyse diz üstü çökesim geldi. Ağlamaklı falan olacak-tım Kİ, “ALLAH” aklıma geliverdi. De kıyıdan döndük!

    Velhasılı, “bir bilen” olarak sizin yazınızı okuduğumda “hemfikir” bir “varlık cinsimi” bulmanın verdiği rahatlığı da yaşadım.

    Görüyor musun yazarcığım, Aristo insan evladı için eksik demiş! Zira hayvanlığında bir sınıfı olmalı. Bütün dünyası PC ile net olup, yaşamının tanrısını fotoşoplarda arayanlar olsa olsa “eşek olur” diye iç geçirsem de, gönlüm el vermez yazmaya! Zira eşeğin masumiyetine hepimiz tanığız..

    Sevgiyle…

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir